The Last Dance sonrası Michael Jordan – Medyahakkında.com
Pts. Tem 13th, 2020

Medyahakkında.com

Medya Hakkında Aradığınız Herşey

The Last Dance sonrası Michael Jordan

6 min read

10 Şubat 2002’de Philadelphia’da oynanan NBA All-Star maçında yarı sahayı tek başına geçerek bomboş smacı kaçıran Michael Jordan, salonda büyük şaşkınlığa ve gülüşmelere neden oldu. 1987-88 smaç yarışmalarının uçan adamı için pek de iyi bir an değildi. Bu maçtan 7 gün sonra 39 yaşına basacak olan efsanenin ilk beş başlaması da bir tesadüftü. En yüksek oyu alan bir başka NBA efsanesi Vince Carter, sakatlığı nedeniyle organizasyonda yer alamayınca ilk beşteki yeri de “Majesteleri”ne kalmıştı. Ama hikayenin başlangıcı da bitişi de bu kadar dramatik değildi.

2001 yazında 1998’de şampiyon olarak ayrıldığı parkelere dönüş ihtimali belirdiğinde basketbol severler ikiye bölündü. Basketbola 3 yıl ara vermiş, dönüş hazırlıkları sırasında da sakatlık geçirmiş 38 yaşında emekli bir oyuncu hayal kırıklığı mı yaratacaktı? Yoksa efsane geri mi dönecekti? “Eski dost” Charles Barkley, ilkinin olacağı endişesini taşıyarak dönüş kararının yanlış olduğunu söylüyordu. Barkley, Jordan’ın 1993’te emekli olmadan önceki finalde elediği Suns’un yıldızıydı. İkisi arasındaki ilişkiyi The Last Dance’ten aktarmak gerekirse: Jordan, o yıl kendisi yerine Barkley’in MVP seçilmesine bozulduğunu; Barkley ise “dünya üzerinde ilk kez kendisinden daha iyi oyuncu olduğunu hissettiğini” söylüyordu.

Jordan’ın 30 Ekim 2001’de Wizards formasıyla çıktığı ve 19 sayı kaydettiği ilk maç için Madison Square Garden’dan daha iyi bir sahne zor bulunurdu. Basketbolun bu görkemli mekanında Jordan’ın da özel anıları vardı. Bir sezon önce buradan ayrılan bir başka efsane Patrick Ewing ile Bulls döneminde tam 5 ayrı eşleşmede karşılamış, hepsinde kazanan tarafta olmuştu. Bu maçta ise kaybedendi.

31 sayı atacağı ikinci maçta Jordan’ı eski takım arkadaşı bekliyordu. Artık Atlanta forması giyen Toni Kukoc, geçmişte Jordan’ın radarına takılan isimlerdendi. İlk karşılaştıkları zaman 1992 olimpiyat oyunlarıydı. Jordan, rüya takım olarak anılan ABD milli takımında Bulls’un bir diğer yıldızı Pippen ile kadrodaydı. Aynı grupta mücadele ettikleri ve daha sonra finalde karşılaştıkları Hırvatistan’ın yıldızı ise Kukoc’tu. Bulls yönetimi onu kadroya dahil etmek istiyordu. Takımda hakkının yenildiğini düşünen Pippen, Jordan ile bir olup Kukoc’u sahadan silmek için motive oldu. Kukoc, sonraki yıllarda Bulls şampiyonluklarında büyük pay sahibi olacaktı. The Last Dance belgeseline dönük eleştirilerden biri de hakkının yeterince teslim edilmemesi oldu.

Jordan, kazanmaya odaklı karakterinde muhakkak bir motivasyon kaynağı buluyordu. Wizards forması ile çıktığı 7’nci maçta rakip Gary Payton’lı Seattle’dı. İkinci üçlemesindeki ilk şampiyonluğu yaşadığı finaldeki rakibi… Jordan o final serisinde daha önce kendisine selam vermeyen Seattle koçu George Karl’a bilenmişti. Karl, artık takımın başında değildi ancak 32 sayı, 15 asist ile oynayan Payton formundaydı. Mağlup tarafta yer alan Jordan ise 16 sayı ve 12 ribaund ile sahadan ayrıldı.

YAŞÇA DA BÜYÜKLER

Sezonun 9’uncu maçı ise NBA tarihinin büyük isimlerini bir araya getirecek ve “The Last Dance” sezonunu hatırlatacaktı. 38 yaşın üstündeki 3 büyük yıldız; John Stockton, Karl Malone ve Michael Jordan yine sahadaydı. Jordan 97 finallerinde Malone’un MVP seçilmesine içerlemişti ancak tek motivasyon kaynağı bu değildi. Basketbolu bırakıp beyzbol oynadığı dönemde kendisine “Benim seni savunacağımı bildiğin için mi basketbolu bıraktın” şeklinde “şaka” yapan Byron Russel’ın da plakasını almıştı. 2009’daki “Hall Of Fame” konuşmasında da, 2020’deki belgesel için verdiği röportajda da bunu anlatacak kadar unutmamıştı… Jordan 44 sayı ile o sezonun en yüksek sayısına ulaştığı maçta Wizards, Malone’un 30 sayısına, Stockton’un da 17 asistine engel olamayınca son anlara kadar başa baş götürdüğü mücadeleyi kaybetti.

“The Last Dance” sezonundaki Doğu finalinde 7’nci maçta eleyebildiği Indiana Pacers ile bu kez Wizards forması ile karşılaşan ve kaybeden Jordan’ın “önündeki maçları” da ilginç olacaktı. Sezonun 16’ncı maçında rakip Orlanda Magic’ti. Eski takım arkadaşı Horace Grant buradaydı. The Last Dance’ın belki de en çok üzdüğü Grant, belgeselde o yıllarda yayınlanan bir kitaptaki mahrem bilgilerin kendisinden sızdığı imasıyla yer alıyordu. Belgeselde anlatılanların yüzde 90’ının doğru olmadığını belirten eski oyuncu, yapımcı ortaklardan birinin Jordan’ın şirketi olduğunu anımsatarak belgesel için eleştirilerini sürdürdü. Jordan’ın takım arkadaşlarına yaptığı “eziyetin” belgeselde doğru aktarılmadığını söyleyen Grant, spor medyasında yankı uyandırdı. Belgeselde kullanılmak üzere röportaj vermemesi bir yana “İzlemem bile” çıkışıyla bugünlerde konuşulan Ewing de Wizards karşısına çıkan Orlanda’nun kadrosundaydı ve rakip potaya 18 sayı göndererek galibiyette pay sahibi oldu.

TARİHE 51 SAYI BIRAK

Jordan 29 Aralık 2001’de bir kez daha tarihe geçti. Charlotte Hornets’i 107-90 mağlup eden Wizards’ta Jordan tam 51 sayı attı. NBA tarihinde 50 sayı üzerinde atan çok sayıda oyuncu vardı ama bunu 38 yaşından sonra yapan ilk oyuncu Jordan oldu. Bu rekor ancak 9 Nisan 2019’da Jamal Crawford tarafından kırıldı. Jordan bu maçtan sonra çıktığı New Jersey Nets potasına da 45 sayı bırakmış, 10 ribaund, 7 de asist üretmişti. Bir sonraki maçta da eski takımı Bulls’un potasına 29 sayı bırakmıştı. 30-40 sayılık performanslar sonraki maçlarda da devam etti.

Başta sözünü ettiğimiz All-Star arasına kadar tablo hiç de fena değildi. Önceki sezonun tamamında 19 galibiyet alan takım, şimdiden 26 galibiyete ulaşmıştı. Jordan’ı işte bu takıma “transfer eden” aslında kendisi olmuştu. Çünkü efsanenin basketboldaki kariyeri Wizards’ta yönetici olarak devam ediyordu. Ancak tercihleriyle eleştirilen MJ o sene formayı giymeye karar verirken takımın koçluğu da Bulls’taki şampiyonluklarından önceki koçu Doug Collins’e emanetti. Dolayısıyla takımdan o sene beklenen öncelikli olarak ‘play-off’larda mücadele edebilmekti. Fakat dizlerindeki sakatlıklar nedeniyle Jordan o sezon 82 maçın 60’ında forma giyebildi. Sezonu 37 galibiyet, 45 mağlubiyetle kapayan Wizards, hedefi tutturamadı.

2 SEZONU TAMAMLADI

Jordan’ın Wizards dönemindeki 2 yıllık sözleşmesini tamamlayabilmesine şüpheyle bakılıyordu. Ancak 2002-2003 sezonunda 67’si ilk beşte olmak üzere 82 maçta da forma giydi ve yine 20 sayı ortalamasını tutturdu. Takım geçen sezon ile aynı olan galibiyet oranı nedeniyle yine ‘play-off’ yapamadı. O sezonki All-Star maçı ise oldukça ilginç anlara sahne oldu. İzleyici oylarıyla belirlenen ilk beşte yer bulamayan Jordan’a Vince Carter yerini verdi. Uzatma bölümünün son saniyelerinde Jordan, Doğu karmasını öne geçirse de bitime 3 saniye kala Batı lehine çalınan faul sonucu kullanılan serbest atışlarla bir kez daha eşitlik sağlandı. İkinci uzatmada maçı Batı takımı kazandı. Belki şans da artık Jordan’dan yana değildi. 98 finali son maçında da takımını saniyeler kala öne geçirmiş, Utah 5 saniye kalan sürede basketi bulamayınca şampiyon Bulls olmuştu.

10 bölümlük The Last Dance’te Jordan’dan çok şey duyduk ama duymadığımız tek şey pişmanlıktı. Onu da kendisinden değil ama 2017 yılında eski bir NFL (Amerikan Futbol Ligi) oyuncusu Ray Lewis’ten duyduk. Lewis, katıldığı bir televizyon programında Jordan’ın kendisine Wizards formasını giymekten duyduğu pişmanlığı anlattığını söyledi. Bu formayı giymekten pişman olan tek isim Jordan değildi. Onunla aynı dönem Wizards’ta oynayan Jerry Stackhouse yakın zamandaki “Keşke birlikte oynamasaydım” açıklamasıyla Jordan’ın takım üzerindeki etkisine dikkati çekti. Jordan, belgeselle açılan eski defterlerle ilgili başka bir pişmanlık dile getirecek mi bilinmez ama eteklerdeki taşlar dökülüyor. Belgeselde de bahsi geçen kitabın yazarı Sam Smith, Jordan’ın bir sene daha oynama isteğinin anlattığı gibi olmadığını ileri sürdü mesela…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © All rights reserved. | Newsphere by AF themes.